GENÇLER KÜRSÜDE KONUŞTU: GELECEĞİMİZİ İSTİYORUZ
CHP Nazilli Gençlik Kolları, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Cumhuriyet Meydanında Gençlik Kürsüsü programı düzenledi

CHP Nazilli Gençlik Kolları, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Cumhuriyet Meydanında Gençlik Kürsüsü programı düzenledi.
CHP Nazilli Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Kemal Koç ve yönetiminin hazırladığı ve gençlerin ülkemizde yaşadığı sorunlarının, beklentilerinin ve çözüm önerilerinin özgürce dile getirildiği buluşmaya, CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, CHP Nazilli İlçe Sekreteri Ali Kaplan, Nazilli Belediye Başkanı Dr.Ertuğrul Tetik, CHP Aydın il ve Nazilli ilçe yöneticileri, belediye meclis üyeleri ve gençler katıldı.
“GENÇLERİN SESİ DAHA GÜR ÇIKACAK”
Programda konuşan Mustafa Kemal Koç, 19 Mayıs’ın yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda gençliğe duyulan güvenin ve mücadele ruhunun simgesi olduğunu belirtti.
Koç, gençlerin bugün ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade ederek, “Gençlerin konuştuğu, düşündüğü, sorguladığı ve geleceğe yön verdiği bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu kürsü gençlerin sesi olmaya devam edecek” dedi.
SORUNLAR BAŞLIKLAR HALİNDE DİLE GETİRİLDİ
CHP Nazilli Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Kemal Koç sorunları başlıklar altında topladı ve şunları söyledi:
1-İŞSİZLİK, TORPİL VE LİYAKAT SORUNU
Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı.
Yıl 2026…
Ama biz gençler emeğin değil, bağlantıların konuşulduğu bir düzende yaşamaya zorlanıyoruz.
Bugün milyonlarca genç aynı soruyu soruyor:
“Okuyoruz da, mezun oluyoruz da, sonra ne olacak?”
Üniversite bitiyor ama iş yok.
İş bulanlar ise çoğu zaman düşük ücretle ve güvencesiz koşullarda çalıştırılıyor.
Gençler artık diplomalarını değil, torpili konuşuyor.
Çünkü birçok genç çalıştığında değil, bağlantı bulduğunda başarılı olacağına inanıyor.
İşte bu, bir ülkenin geleceği için alarmdır.
Çözüm nettir.
Liyakati esas alan, şeffaf ve adil bir düzen kurulmalıdır.
Mülakat değil, hakkaniyet esas olmalıdır.
Bu ülkenin gençleri ayrıcalık değil; adalet ve fırsat eşitliği istiyor.
2-BARINMA, GEÇİM KRİZİ VE KYK BORÇLARI
Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı.
Yıl 2026…
Ama biz gençler yaşamanın maliyetini hesaplamaktan gençliğimizi yaşayamıyoruz.
Bugün üniversite kazanan bir genç önce okulunu değil, kalacak yeri düşünüyor.
Kiralar yükseliyor, yurtlar yetersiz kalıyor, gençler temel ihtiyaçlarını karşılamakta büyük zorluk yaşıyor.
Birçok öğrenci eğitim hayatı boyunca kredi almak zorunda kalıyor.
Ama mezuniyet sonrası iş bulamadan borç yüküyle karşı karşıya kalıyor.
Bir genç mezun olduğunda önce hayal kurmalı.
Ama bugün önce borcunu hesaplıyor.
Çözüm; barınmayı ve eğitimi sosyal hak olarak gören bir anlayıştır.
Yurt kapasitesi artırılmalı, gençlere ulaşım ve beslenme desteği sağlanmalıdır.
Çünkü gençliğe borç değil, gelecek gerekir.
3-EĞİTİM SİSTEMİ VE FIRSAT EŞİTSİZLİĞİ
Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı.
Yıl 2026…
Ama biz gençler geleceğimizi belirleyecek sistemin sürekli değiştiği bir ülkede yaşamaya çalışıyoruz.
Türkiye’de gençler artık sınavlardan çok sistem değişikliklerine çalışıyor.
Her gelen bakan başka bir model açıklıyor.
Kurallar değişiyor, sınavlar değişiyor, gelecek planları değişiyor.
Ama değişmeyen tek şey eşitsizlik oluyor.
Bir tarafta ayrıcalıklar…
Diğer tarafta imkânsızlıklar ve umutsuzluk.
Oysa eğitim bir ayrıcalık değil, anayasal haktır.
Çözüm; bilimsel, laik ve fırsat eşitliğine dayalı bir eğitim sistemidir.
Ezberi değil düşünmeyi öğreten bir anlayıştır.
Bu ülkenin gençleri artık yarış atı gibi görülmemelidir.
4-YURTDIŞINA GİTMEK İSTEYEN GENÇLER
Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı.
Yıl 2026…
Ama biz gençler geleceğimizi başka ülkelerde aramak zorunda bırakılıyoruz.
Bugün milyonlarca genç yurtdışında yaşamanın hayalini kuruyor.
Çünkü gençler yalnızca daha yüksek maaş istemiyor.
Adalet, özgürlük ve gelecek görmek istiyor.
Bu durum yalnızca bir göç meselesi değildir.
Bu, umut kaybıdır.
Bir ülkenin en parlak gençleri gitmek istiyorsa, dönüp şu soruyu sormamız gerekir:
“Gençler neden bu ülkede kalmak istemiyor?”
Çözüm; gençlere baskıyla “gitmeyin” demek değil, yaşayabilecekleri bir ülke kurmaktır.
Çünkü bu ülkenin gençleri aslında gitmek değil; yaşayabilmek istiyor.
5-PSİKOLOJİK BASKI, UMUTSUZLUK VE GELECEK KAYGISI
Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı.
Yıl 2026…
Ama biz gençler geleceğe umutla değil, kaygıyla bakıyoruz.
Bugün gençler yalnızca ekonomik değil, psikolojik olarak da büyük bir baskı altında yaşıyor.
Sınav baskısı, işsizlik korkusu, gelecek kaygısı…
Ve giderek büyüyen bir tükenmişlik hissi.
Birçok genç artık
“Ne kadar çalışırsam çalışayım değişen bir şey olmayacak.” diye düşünüyor.
İşte en büyük tehlike budur.
Çünkü bir ülke gençlerini kaybetmeye önce umudu kaybettirerek başlar.
Çözüm; gençlerin sesini duyan, onları yalnız bırakmayan bir düzen kurmaktır.
Ücretsiz psikolojik destek yaygınlaştırılmalı, gençlerin sosyal ve kültürel alanlara erişimi artırılmalıdır.
Çünkü gençliğin umudu varsa, bu ülkenin geleceği vardır.
6-İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE GENÇLİK
Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı.
Yıl 2026…
Ama biz gençler düşüncelerimizi açıklarken korku hissetmek zorunda kalıyoruz.
Bugün birçok genç bir paylaşım yaparken, eleştiri dile getirirken iki kez düşünüyor.
Oysa özgürlük yalnızca konuşabilmek değil; konuştuğu için korkmamaktır.
19 Mayıs’ın ruhu tam da budur.
Boyun eğmeyen, sorgulayan, düşünen gençlik.
Mustafa Kemal Atatürk gençliğe yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda düşünme ve sorgulama sorumluluğu bıraktı.
Çözüm; gençleri susturmak değil, dinlemektir.
Farklı fikirleri tehdit değil, zenginlik olarak görmektir.
Çünkü özgür gençlikten korkan toplumlar gelişemez.
7-GENÇLERİN SİYASETE VE KARAR MEKANİZMALARINA KATILIMI
Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı.
Yıl 2026…
Ama biz gençler geleceğimiz hakkında alınan kararlarda söz sahibi olamıyoruz.
Gençler konuşuyor ama dinlenmiyor.
Fikir üretiyor ama karar mekanizmalarında yer bulamıyor.
Bu ülkenin geleceğini en çok etkileyecek kararlar, en az gençlere soruluyor.
Bugün birçok genç siyaseti uzak ve kapalı bir alan olarak görüyor.
Çünkü temsil edilmediğini düşünüyor.
Çözüm; gençleri yalnızca alkışlayan değil, yönetime dahil eden bir anlayıştır.
Gençler yerel yönetimlerde, üniversitelerde ve karar mekanizmalarında aktif biçimde temsil edilmelidir.
Çünkü gençler yalnızca geleceğin değil, bugünün de söz sahibidir.
8-GENÇ KADINLARIN YAŞADIĞI EŞİTSİZLİK
Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı.
Yıl 2026…
Ama biz genç kadınların hâlâ korkuyla yaşadığı bir ülkede eşitlikten söz edemiyoruz.
Bugün birçok genç kadın; sokakta yürürken, gece eve dönerken, toplu taşımaya binerken bile tedirgin hissediyor.
Kadınlar yalnızca ekonomik eşitsizlikle değil; toplumsal baskıyla, şiddet tehdidiyle ve fırsat adaletsizliğiyle mücadele ediyor.
Birçok genç kadın eğitim hayatında başarılı olsa bile iş yaşamında aynı fırsatları bulamıyor.
Oysa bir toplumun özgürlüğü, kadınlarının ne kadar özgür olduğuyla ölçülür.
Çözüm; kadınların yaşam hakkını tartışmaya açmayan kararlı bir anlayıştır.
Eşit işe eşit ücret, güvenli yaşam alanları ve gerçek fırsat eşitliği sağlanmalıdır.
Bu ülkenin genç kadınları korkmadan yaşamak istiyor.
Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel insan hakkıdır.
9-SOSYAL VE KÜLTÜREL ALAN EKSİKLİĞİ
Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı.
Yıl 2026…
Ama biz gençler sosyalleşmenin bile lüks sayıldığı bir düzende yaşamaya çalışıyoruz.
Bugün özellikle Anadolu’nun birçok kentinde gençlerin kendini geliştirebileceği sosyal ve kültürel alanlar oldukça sınırlı. Kütüphaneler yetersiz, sanat alanları az, etkinlikler pahalı.
Birçok genç için tiyatroya gitmek, konsere gitmek, spor yapmak ya da yeni bir hobi edinmek ekonomik sebeplerle mümkün olmuyor.
Oysa gençlik yalnızca sınavlardan ve çalışmaktan ibaret değildir.
Sanatla, sporla ve kültürle büyüyen gençler; daha özgüvenli, daha üretken ve daha özgür bireyler olur.
Çözüm; gençliği yalnızca seçim dönemlerinde hatırlamak değil, yaşamın merkezine koymaktır.
Her şehirde ulaşılabilir kültür merkezleri, spor alanları ve gençlik projeleri yaygınlaştırılmalıdır.
Çünkü nefes alamayan bir gençlik, geleceğini kuramaz.
KAPANIŞ KONUŞMASI
Bugün burada yalnızca sorunları konuşmadık.
Bir kuşağın sessiz bırakılmış gerçeklerini konuştuk.
İşsizliği konuştuk.
Barınamayan öğrencileri konuştuk.
Borçla hayata başlayan gençleri konuştuk.
Torpili, adaletsizliğini, umutsuzluğu konuştuk.
Düşüncesini açıklamaktan korkan gençleri konuştuk.
Hayallerini başka ülkelerde aramak zorunda bırakılan gençleri konuştuk.
Kadınların yaşadığı eşitsizliği konuştuk.
Sosyalleşemeyen, nefes alamayan, geleceğini göremeyen bir gençliği konuştuk.
Çünkü bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı.
Ve biz gençler artık yalnızca böyle günlerde hatırlanmak değil, duyulmak istiyoruz.
Biz bu ülkenin kayıp kuşağı olmak istemiyoruz.
Biz; üreten, düşünen, sorgulayan, özgürce yaşayan bir gençlik olmak istiyoruz.
Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkeyi gençlere emanet ederken yalnızca bir yaş grubunu değil; cesareti, umudu ve mücadeleyi tarif ediyordu.
Bu kürsü; geçinemeyen öğrencinin sesidir.
İş bulamayan gencin sesidir.
Susturulmak istenen bir kuşağın sesidir.
Ve biz buradan bir kez daha söylüyoruz:
Gençlik bir sorun değildir.
Gençlik, bu ülkenin çözümüdür.
Yeter ki gençlerin önüne duvar değil, yol açılsın.
Yeter ki bu ülkenin gençleri korkuyla değil umutla büyüsün.
Çünkü inanıyoruz:
Bir ülkenin gençliği ayağa kalkarsa, o ülkenin geleceği değişir.
Bu inanç ve kararlılıkla…
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor bayramımızı bir kez daha kutluyor katılımlarınızdan ötürü her birinize teşekkür ediyoruz.






