Selma İkiz’den Sert Tepki: Çocuğu Fuhşa Teşvik İnsanlık Suçudur!
Nazilli Cumhuriyet Kadınları Derneği Başkanı Selma İkiz, Aralık ayında Ankara’da pavyonlara yönelik düzenlenen operasyonların ardından yazılı bir açıklama yaparak yaşananların yalnızca bir suç değil, aynı zamanda bir insanlık suçu olduğunu vurguladı

CKD Nazilli Şube Başkanı Selma İkiz’den Sert Tepki
“Çocuğu Fuhşa Teşvik İnsanlık Suçudur!”
Nazilli Cumhuriyet Kadınları Derneği Başkanı Selma İkiz, Aralık ayında Ankara’da pavyonlara yönelik düzenlenen operasyonların ardından yazılı bir açıklama yaparak yaşananların yalnızca bir suç değil, aynı zamanda bir insanlık suçu olduğunu vurguladı.
“Gelecekleri Karartılan Çocuklar Var”
Başkan İkiz, reşit olmayan kız çocuklarını fuhşa zorlayan işletmeciler ile buna göz yuman çalışanların en ağır biçimde cezalandırılması gerektiğini belirterek, “Bu çocukların geleceği karartılmıştır. Burada yalnızca çocuğu fuhşa teşvik suçu değil, insanlık suçu da işlenmiştir,” dedi.
Açıklamasında zorunlu eğitim çağındaki çocukların bu tür ortamlarda bulunmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan İkiz şunları söyledi:
“Bu Çocukların Aileleri Nerede?”
Reşit olmayan çocuk demek, zorunlu eğitim sürecindeki çocuk demektir. Bu çocukların aileleri nerede? Bu çocuklar neden okulda değil? Okul kayıtları yok mu? Yoksa bir milyonu aşkın açık öğretim öğrencisi arasında, nerelerde dolaştıkları belli olmayan birer isim ve sayıdan mı ibaretler? Bazıları bu mekânlara ücretsiz yeme içme imkânı sunulduğu için gidip gelmeye başladıklarını, sonra fuhuş yapmaya zorlandıklarını söylüyor. Ne okuyorlar ne de çalışıyorlar; belli ki aile de yok. Aslında bu çocuklar çaresizliğin en dibindeler ve kimsesizler. Bu gördüğümüz buzdağının tepesi bile değildir. Buradaki gibi ortaya çıkarılan her olayda faillere hak ettikleri en ağır cezalar verilerek, mümkün olduğu kadar çocuklarımızın istismarının önüne geçilmesi gerekir.
“Cumhuriyet Değerleriyle Mücadelemiz Sürecek”
Hepimize düşen görev, sorunun bireysel değil, sistemsel olduğunu kavramaktır. Küresel sömürü sisteminin ürettiği toplumsal, kültürel ve ahlaki çürüme, sistemin kendini yeniden ve yeniden üretebilmesi için esas olarak çocuklarımızı hedef almaktadır. Kamucu, halkçı bir yönetim sistemi olsa, bütün kurumlarıyla çocuklarımızı sarıp sarmalar; tek bir evladımızın bile kayıp gitmesine göz yummaz. ‘Kimsesizlerin kimsesi’ Cumhuriyetimizi kurduğumuz bu topraklarda, merkezinde insan olan yeni bir uygarlığı yaratmak üzere mücadelemiz sürecektir.

